Hürriyet

>

26 Şubat 2014 Çarşamba

Bilgisayar ve tablet kullanırken arkadaşlarınızı ücretsiz arayın

Akıllı telefonların yanı sıra tablet, masaüstü ve dizüstü bilgisayarlarda da çalışan LINE, sevdiklerinizle her yerde ücretsiz bağlantıda kalmanızı sağlıyor.
LINE’ı mobil cihazınıza ve bilgisayarınıza indirmek için: http://line.me/tr/ adresini ziyaret ederek, sayfanın solundaki indirme seçeneğine tıklayıp açılan menüden cihazınız için uygun olan versiyonu indirebilirsiniz.

LINE’ı bilgisayarda kullanabilmek için iki yol izleyebilirsiniz:
  1. LINE’ı mobil cihazınıza yükledikten sonra e-posta adresinizi ve şifre bilgilerinizi kayıt altına alarak.
Kayıt olmak için;
LINE > Daha Fazlası > Ayarlar > Hesaplar > E-posta kayıt seçeneklerini kullanmanız gerekiyor.
     2.  QR kod ile giriş yaparak.
Bilgisayarınıza yüklediğiniz LINE uygulamasını açtıktan sonra QR Kod Giriş seçeneğine tıklayın. Ekranda QR kodu göreceksiniz. QR Kodu mobil cihazınızla okutmak için LINE > Arkadaş Ekle menüsünde yer alan QR Kodu ile ekleme seçeneğine tıklayın ve bilgisayarınızın ekranındaki QR kodu okutun.

LINE ile bilgisayarda sohbet etme
Mobil cihazınızda ekli bulunan LINE arkadaşlarınızla bilgisayar versiyonunu kullanırken de sohbet edebilirsiniz. Bunun için arkadaş listenizde sohbet etmek istediğiniz kişinin adına çift tıklamanız yeterli.
Dosya gönderme:
Bilgisayarda dosya göndermek için sohbet ekranını açtığınızda sol alt tarafta bulunan ataç sembolünü kullanabilirsiniz. Böylece fotoğraf, video ve dokümanları arkadaşlarınıza gönderebilirsiniz.
Ayrıca göndermek istediğiniz dosyayı metin alanına sürükleyip bırakarak da gönderebilirsiniz.
Sticker’lar:
Sohbet ekranının sol altında yer alan sticker sembolüne tıklayarak mobil cihazınızda sahip olduğunuz tüm sticker’ları bilgisayarda da kullanabilirsiniz.

LINE ile bilgisayarda Sesli veya Görüntülü Arama yapma
Arkadaşlar listesinde görüşmek istediğiniz kişinin fotoğrafına tıkladıktan sonra açılan ekrandan sohbet, ücretsiz sesli arama ya da ücretsiz görüntülü aramayı seçebilirsiniz. Ayrıca görüşmek istediğiniz arkadaşınızın adına farenizin sağ tuşuyla tıklayarak da aynı menüye ulaşabilirsiniz.
Yazılı sohbet ettiğiniz bir kişiyle sesli ya da görüntülü aramaya geçmek için sohbet ekranın sağ alt tarafında yer alan arama ya da video sembollerini kullanabilirsiniz.

LINE ile bilgisayarda arkadaş ekleme
LINE giriş sayfasının üst bölümünde bulunan “Arkadaş ekle” sembolüne tıklayarak LINE ID’sini bildiğiniz arkadaşlarınızı ekleyebilirsiniz.
LINE ile bilgisayarda grup sohbeti yapmak için de “Arkadaş ekle” menüsünü kullanabilirsiniz.

LINE’ı Türkçe kullanma
Eğer LINE’ı İngilizce indirdiyseniz ve Türkçe’ye değiştirmek istiyorsanız ana ekranın sol üst köşesindeki LINE yazısının yanında yer alan menüyü kullanabilirsiniz.
LINE yazısının yanında yer alan üçgene tıkladıktan sonra açılan menüden Settings’e tıklayın. Profil resminizin de bulunduğu pencerenin alt bölümündeki “Language”in karşısındaki “English” yazısına tıklayın ve açılan menüden Türkçe’yi seçerek OK tuşuna basın. Uygulamanın Türkçe olması için yeniden başlaması gerektiğine dair bir uyarı gelecek “Restart Now” seçeneğine tıklayarak LINE’ı Türkçe kullanabilirsiniz.
İşinize yarayacak ipuçları
  • Sol üst köşedeki LINE yazısının yanındaki üçgen tuşuyla açılan menüye de bir göz atmakta fayda var. Buradan görünen adınızı, giriş ayarlarınızı, yazı fontunu ve boyutunu değiştirebilirsiniz.
  • LINE’ın Timeline özelliği ile arkadaşlarınızın paylaşımlarını görebilir ya da istediğiniz yazıyı, sticker’ı fotoğrafı, haberi ya da videoyu arkadaşlarınızla paylaşabilirsiniz.
  • Birçok pencere ve programı aynı anda kullanırken sohbet ekranınızın kaybolmasını istemiyorsanız, sohbet ekranının sağ üstünde yer alan menü işaretine tıkladıktan sonra “Her zaman üstte” seçeneğini kullanabilirsiniz. Böylece sohbet ekranınız başka programlarla ilgilenseniz de hep en öndeki pencere olacaktır.
  • Sohbet ekranındaki üst menüyü kullanarak gelen mesaj uyarılarını kapatabilir, başka bir arkadaşınızı sohbete davet ederek grup sohbeti oluşturabilir ya da sohbet içeriğinizi bilgisayarınıza kaydedebilirsiniz.

Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

8 Şubat 2014 Cumartesi

İSA BU KÖYE UĞRAMADI - CARLO LEVİ


"- Biz Hristiyan değiliz, derdi köylülerim; İsa Eboli'ye uğramadı.
           Hristiyan onların dilinde insan demektir. Onların ağzından sık sık duyduğum bu söz belki aşağılık duygusunun acı belirtisiydi sadece. Biz Hristiyan değiliz, biz insan değiliz; insan diye değil, hayvan diye bakarlar bize, birer yük hayvanı gibi. Hayvandan da aşağı sayılırız, ecinnilerden bile aşağı, çünkü onlar, melekçe olsun, şeytanca olsun kendi hayatlarını yaşarlar; biz ise ufkumuzun ardındaki Hristiyan dünyasının baskısı, üstünlüğü altında ezilmişiz." s:1

1936 yılının Faşist İtalya'sında sosyalist düşünce ve yazılarından dolayı Güney İtalya'nın küçük bir dağ köyüne sürgüne yollanan Carlo Levi'nin iki yılını anlattığı kitap işte bu sözlerle başlıyor. Kuzey'in zengin ve eğitimli şehirlerinden sonra bu basit, fakir ve unutulmuş köyde Carlo Levi devlet ve köylü ilişkisine bakışını yeniden düzenleyecek. Hizmet vermek için köye uğramayan ama vergilerini aksatmadan toplayan, ordusuna asker çağıran bir devlet ile, bu düzene kızan ama karşı da durmayan, karşı duran (Eşkiyalar)lara karşı sempati duyan cahil ve fakir köylülerin hayatta kalma uğraşı.

Hürafelerin, büyülerin, cinlerin eşliğinde bulunan gömülerin, Amerika'ya para kazanma hayalleriyle giden erkeklerin, para vermediği için hastaya bakmayan, zaten artık doktor bile sayılamayacak doktorcukların, cahilliği destekleyen öğretmenin ve devlete iyi gözükerek terfi hayal eden muhtarın köyüdür bu. Sadece sürgünlerin yollandığı, hücre hapsine denk bir yer. Devlet Roma'dan çok uzak, ama kurallarını harfiyen uygulayan bir köy. Sarhoş ve yarı deli bir rahip, güzelliği sebebiyle peçeye mahkum edilmiş bir kadın, birbirleriyle konuşmaları yasak olduğu için ıslıkla yemek paylaşan iki genç sürgün, sansüre meydan okuyan bir posta ve memuru ve diğerleri işte bu kitabın diğer kahramanları.

Ne devlete, ne dine ne de adalete inancı yoktur bu köyün, sadece sabreder. Kurtuluş umudu yoktur, düzeltme, isyan etme, karşı çıkma yoktur. Bazıları sadece kaçar ama sonra yine döner bu küçük köye. Çünkü dışarda başka biri olma şansları yoktur. Amerika'ya gidenlerin çoğu İngilizce bile öğrenmeden dönmüştür köylerine büyük buhran sırasında. Onlar "kaderin kuludur. Devlet kaderin güçlerinden biridir, ekinleri yakan yel, kanı kurutan sıtma gibi. Kaderin karşısında yaşamak, susmak, beklemekten başka türlü olamaz."(s:71)

"Köylüler için devlet Tanrı'dan daha da uzaktadır, çünkü devlet hiç bir zaman onlardan yana olmamıştır. Devletin politika yolu, kuruluşu, programı ne olursa olsun. Köylüler anlamıyor bütün bunları; bir başka dil bu onlar için; anlamak istemeleri için bir sebep lazım, o da yok. Devlete karşı, propagandaya karşı bir tek korunma çareleri var, o da sabretmek." (s:69)

Metin, kurmacadan çok gerçek anılara dayandığı için belli bir olay örgüsüne sahip değil, karakterden karaktere ve günlük akışa göre değişiyor. Tıpkı hayat gibi, tek bir öyküye sadık değil, dağınık ve sonu yok. Yazarın aynı zamanda ressam olması betimlemelerine tuval havası veriyor ve çok canlı imgeler yaratıyor beyninizde. Yazarın yine sadece gözlemlerine yer vermesi sizi ciddi bir duygu erozyonundan koruyor, uzaktan tanıklık etmenizi sağlıyor. Anlatılanlar o kadar evrensel ki, sanki isimler Ahmet, Mehmet olsa bir Doğu Anadolu köyünde olduğunuzu düşüneceksiniz. Bir oğlunu dağa eşkıyaya kaptıran, diğerini orduya veren anne sanki  Güney İtalyan değil de Anadolulu. Batıl inançların benzerliği, büyünün varlığı, dinin şekil değiştirerek yöreye ait adetlerle harmanlanması ve oraya özel olması, ağa sistemi, fakirlik ve çaresizlik o  kadar benzer ki Satre'ın önsözde bahsettiği tekil evrenselliğin ne demek olduğunu içinizde hissedeceksiniz.

"Bizim bedenlerimiz dünyanın örgüsünde mevcuttur, ama dünya da benim bedenimin kumaşından yapıldı." Marleau-Ponty (s: 10)

Bu eser, yazarın dilimize çevrilen tek kitabı ne yazık ki. Tanışmak için tek şans. 1936ların İtalya'sını tanımak, benzerliklerimizi görmek, doğayla insan ilişkisine girmek, biraz da bu kadar benzer başlayıp bugün gelinen noktada ne kadar farklı yerlerde olduğumuzun hüznünü tatmak istiyorsanız doğru seçim.

Yazar, 1972 yılında zatürreden Roma'da ölür. Ama vasiyetine göre sürgüne gönderildiği Aliano köyüne gömülür. Kitapta bahsi geçen Gagliano köyü gerçekte burasıdır. Blogumu yazarın kendi çizimiyle resmettiği sürgün yeri resimleriyle renklendirmek istedim.
İyi okumalar!