Hürriyet

>
Sony etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sony etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

18 Kasım 2012 Pazar

Bir ilk-GAMEFEST İstanbul-Hayallerim ve Festival!


Sony'nin düzenlediği Türkiye'nin ilk resmi playstation festivaline gitmezsem olmazdı. Cumartesi günümü playstationa ayırarak kendime güzel bir hediye vermek istedim. Gittim de. İlk defa düzenlenen her festivalde olduğu gibi organizasyon problemleri vardı. Bu kabul edilebilir birşey. Benim rahatsızlığım daha çok hayal kırıklığımdan kaynaklandı. Beklentilerim çok farklıydı. Şayet Sony, biz tam olarak bunu yapmak istemiştik derse, diyeceğim yok. Ama benim düşlediğim festival bambaşkaydı ve onu anlatmak istiyorum.

Oyun alanının girişi gayet güzeldi. Karanlık bir tünelden, lazer ve dumanlar eşliğinde önceden göremediğimiz bir salona çıktık. Güzel başlangıç. Sony ve playstation bana teknolojiyle yaratılan fantastik bir dünyayı çağrıştırıyor. İşte o salona girdiğimde bunu hissetmek istedim, teknolojik bir fantazi. Gördüğümse, sıra sıra dizilmiş ps3ler ve ekranlar. Bunu sıradan bir ps3 kafede de bulabilirsiniz. Fazla bir hayal gücü gerektirmiyor. Bir tarafta turnuva için ayrılmış bölüm, sadece yarışmacılar girebiliyor, diğer salonda yine turnuva bölümü ama stadyum oturma yerleriyle izleyicilere açılmış. İşte tüm festival alanında oturabileceğiniz tek yer burası. Yemek yerleri de dışarda olduğu için festival ayakta geçmeli. Burada ufak bir problem olmakla birlikte yine kabul edilebilir. Müzikler ve DJ seçimi de fena değil. Bence gayet başarılı bir ortam yaratmışlar. Ne de olsa ps3 oyuncuları rock müziği sever. Dans showlar, acemi olmakla birlikte, 16-25 yaş arası tümü erkek olan bir topluluğa şortlu kızlar olarak sunulunca başarılı sayılıyor. Gün boyunca küçük yarışmalarda kazananlara verilen sevimli teknolojik aygıtlar da tatmin edici. Turnuvalara gelince, oynayanların mutlu olduğu belliydi. Bunlar festivalin fena değilleri. Peki ben ne beklerdim?

1. İlk olması sebebiyle çok daha büyük bir teknolojik show beklerdim Sony'den. Sanal gerçeklik odaları, 3D oyun tecrübeleri, simulasyon koltukları! Make it belive! Aklımızı başımızdan alacak oyun deneyimleri... Yoktu!

2. Canla başla çalışan görevliler vardı, ama hiçbiri gamer değildi. Doğal olarak gamer sorularına ve isteklerine yeterince cevap veremedi. Türkçe olmasıyla övünülen Wonderbook'un tanıtım standındaki oyun İngilizceydi! Bari ona dikkat edin arkadaşlar!

3. Türkiye'de ciddi olarak oyun oynayan pro-gamerlar var. Online sıralamalarda ilk ona giren çocuklar bunlar. Sony bu çocukları takip edip festivale konuk edebilir, rüya takımı yaratıp dev ekranda gösteri bir online kapışma yaptırabilirdi. Hatta hayalimde, Sony'nin, bizim rüya takımımızla dünya sıralamasındaki başka oyuncuların karmasını karşı karşıya getirdiği bir maç var. İnanın tadından yenmezdi. Uluslararası bir firma Sony, bunu yapabilirdi, şayet bünyesinde gerçek oyuncu kimlikli gençlik temsilcileri çalıştırsaydı! Yurtdışında yapılan etkinliklerde de Türk takımı maçlara davet edilirdi, böylece her yerde yapılan etkinlikler zenginleşirdi. İnanın bazı Türk oyuncuları yabancı pro gamerları dahi korkutacak düzeyde. Lütfen Sony, ps3 sadece futbol değil, BF3, UC3, COD gibi oyunların da turnuvaları yapılabilir. O zaman festival alanınız askerlik şubesine dönmez, bayanlar da katılır gruba. Siz bayanların sadece move ile dans ettiğini mi sanıyorsunuz? Biz dans etmiyoruz. Bizler adam vuruyoruz, klanlarla savaşa katılıyoruz. Resimlere dikkatlice bakın, görevliler dışında bayana rastlayabilecek misiniz? Uzun saçlıya bakıp aldanmayın, kendisi erkek:))

4. Türkiye'de yabana atılmayacak klanlar var. Bu klanlara ulaşılabilir, festivalde etkinlikleri yönetmeleri istenebilirdi. Düşünsenize, UC3 standında UC3 Türk Klanından dünya sıralamasına girmiş bir kişi size oyunu anlatıyor, hatta birlikte takım maçı yapıyorsunuz. Ya da klanın gösteri maçını ekrandan veriyorsunuz. Aynı şey BF için de geçerli. Kaç klan var, gönüllü olarak katılırdı!

5. Oyun tanıtımları yoktu. Olan ise berbattı. Wonderbook tanıtımı yapacaksanız bilen birini de yanına koyun. Türkçe diyorsunuz, ekran İngilizce, durumu söylüyorsunuz, yetkili biri İng. çevirmiş heralde deyip gidiyor. Ben o oyunu almaya niyetli biri olarak, o standtan hiç bir şey anlamayarak ayrıldığım için hevesimi kaybettim. Sevgili festival yöneticileri, bu oyunu neden bir gamer'a on gün önceden vermediniz? Hitap ettiğiniz kitle çocuklar olduğuna göre 12-14 yaş arası bir oyuncu bu işi yapabilirdi. İyice öğrenir, standı koyduğunuz odaya ailesiyle giren çocuklara oyunu anlatıp öğretebilirdi. Ve ne olurdu? Sipariş patlaması yaşanırdı. Bir fırsat kaçtı.

6. Farklı bir oda 6-11 yaş arası kitleye hitap etmek için konabilirdi. Böylece gelen ufacık çocuklar Resistance3 oynayacaklarına, Ratchet&Clank, EyePet gibi daha yaşlarına uygun oyunlarla tanışabilecek, aileleri de içleri rahat bu oyunları evlerine alabileceklerdi. En çok karşılaştığım olay, ps3ten habersiz ebeveynlerin çocuklarına bilinçsizce aldıkları oyunlar ve sonra yakınmaları; ay çok kanlı, çok şiddet var. Sen çocuğunun dediğini alırsan öyle olur tabi. Nice keyifli çocuk oyunu var. Bilmezsen alamazsın. Sony bu festivali küçük oyuncuların ailelerini daha bilinçli kılmak için kullanabilirdi!

7. Sony'nin satış yaptığı stand çok zayıftı. Aradığım basit bir mikrofonu dahi bulamadım. Lütfen bana yenilikleri tanıtan bir standla gelseydin Sony. Hitap ettiğin kitlenin parasız öğrenci gençlik olduğunu düşündüğünü biliyorum. Bu yüzden pahallı olduğunu düşündüğün kapşonlu tişörtleri bile yaptırmamışsın. Ama unuttuğun bir şey var, bu bir tutku ve gençler ne yapar eder tutkularının peşinden giderler. Yoksa 135 TLlik oyunun çıktığı gün satış rekorları kıramazsın.

Bir oyuncunun gözünden festival. Belki de çok da genç olmadığım için beklentim yüksekti. Belki öğrenci gençlik çok beğendi bu festivali. Bilmiyorum. Yine belki klanımla gelseydim eğlenebilirdim (sanmıyorum, klanımla oynayabileceğim oyunun kurulu olduğu ps3 bir taneydi, tek kumanda vardı, online bağlantı yoktu!) Sonuç olarak eve dönüp ps3'üm ile headset takıp klan maçına katılmayı tercih ettim. Ne gördüm, tüm klanım evde ps3 başındaymış ki onlinelardı. Yani festivale giden yoktu! Yine üye olduğum başka bir ps3 derneği de katılmayı tercih etmemişti. Halbuki tişört bastırıp katılmayı düşlüyorduk. Neyse, toplamda sıkı oyuncular diyebileceğim 180+50 = 230 kişi eksiğiniz vardı. Pardon, 229 demeliydim, zira ben festivale katıldım!


10 Haziran 2011 Cuma

Anonymous - Düzen sağlayan Anarşist!



Başlık, kendi içinde hata veriyor değil mi? Anarşi; belli bir düzene karşı gelme, düzensizlik ise nasıl olur da anaşist bir grup düzen sağlamaya çalışır? Aslında sadece adalet sağlamaya çalışıyorlar ve herkese eşit kaynak ulaşmasını istiyorlar diyelim. Peki kimdir bu grup? Neden son günlerde ismini bu kadar çok duyuyoruz?
Öncelikle Wikileaks olayıyla gündeme geldiler. Wikileaksin finans kaynaklarının kesilmesine karşı çıkan grup, bankalara saldırı düzenleyerek bilgi akışını kesmeye yönelik bir hareketi durdurmaya kalktılar. Çünkü en önemli sloganları bilgi herkese ulaşmalıdır oldu. Sonra Sony PSN 'e yapılan saldırıyla gündeme geldiler. Tam tamına 22 gün networkleri kapalı kalan Sony, 75 milyon kullanıcı bilgilerinin artık güvende olmadığını açıklamak zorunda kaldı ve özür diledi. Peki bunda amaç neydi? ABDli bir hacker'ın ps3 makinasına linux kurarak jb oyun oynaması, Sony'nin şikayetiyle de hapse atılmasıydı. Çünkü ps3'ün en büyük sloganı bizi kimse kıramazdı. Ama biri kırmıştı işte. Anonymous denilen, aslında birbirini tanımayan, ulusu, dini, ırkı olmayan ve sadece internetle bir araya gelen bu grup Sony'nin bu davranışını etik bulmadı ve saldırıya geçti. Evine aldığın makinayla istediğini yaparsın, değil mi?
Koskoca Sony'e korkunç bir ay yaşatan, hisselerinin değer kaybetmesine sebep olan bu anonim grup, şimdi de Türkiye'deki internet sansürüne el atmaya karar verdi. Operationturkey ismini verdikleri eylemin amaç ve sloganı yine aynı; bilgi herkesin malıdır, ulaşılmasına engel olunamaz. 22 Agustos itibariyle yeni uygulanacak kurallar doğrultusunda, satılan paketler bir takım süzgeçlere sahip olacak. Bu da bazı sitelere erişimi engelleyecek. Sınırsız paketlere sahip olanlar ise (ki böyle bir paket yok, az sınırlı paket var), kayıt altında tutulacak. Bu ne demek? BıG BROTHER WATCHING YOU! Her şeyiniz kayıt altında, izleniyor demek olacak. Zevkleriniz, fikirleriniz, aklınızın içi, devletin gözetiminde olacak. Peki ya beğenmezse? Cezai yaptırımı var mı? Neden olmasın? Ona da sıra gelir elbet. Daha yeni toplamadılar mı Chuck Pallahniuk'ın romanı Ölüm Pornosunu müstehcen diye? Çevirmenini 6 saat sorgulayan zihniyet, yazarını da haydi haydi mahkum eder.
Hayalgücünüzün müstehcen serbestliği ve enginliği devletimizin ahlak anlayışına zarar vermektedir, vatandaşlarımızı bu muzur neşriyattan korumak amacıyla katliniz mecburidir!
Gelelim anonim hacker grubuna, tamamen bilgiye ulaşım hakkını korumak için uyarı saldırıları yapacağını açıklayan grup, dün (9 haziran 2011) saat 18:00 da ilk uyarı eylemini yapıp bazı devlet sitelerinin ulaşımını yarım saat engelledi. Kullanıcıları mağdur etmemek için mesai saati bitiminde yapılması dikkat çekiciydi. Zaten Sony'i hacklediklerinde de bir kuruş çekmediler elde ettikleri banka bilgilerinden. Hırsız ya da zalim değiliz, sadece uyarıyoruz diyorlar. Ayrıca pazar günü yapılacak seçimlerde de herhangi bir saldırı yapmayacaklarını, demokrasiye asla engel olmayacaklarını da açıkladılar. Ne diyeyim, ben bu adamları sevdim. Her ne kadar 22 gün PS3 online oynayamasam da, jb oyunlara karşı olsam da bu grubu sempatik bulduğumu itiraf etmeliyim. Fight Club'ı anımsatıyor bana. Umarım daha fazla ses getirecek eylemler yapılmadan internet sansür paketi iptal olur. Zaten istedikleri siteyi anında kapatıp aylarca açmıyorlar. Bloglara aylarca giremedik, ya youtube? Yıllarca giremedik ve yine kapatmak için mahkemeye başvuruldu. Ben, bilgi özgürlüğüne müdaheleye karşıyım. Cahil insanın kolayca yanlışa yönlendirilebileceğine, aslında yararına olmayan kararlara imza atabileceğine ve kendi haklarını koruyamayacağına( çünkü haklarını dahi bilmediğine) inanıyorum. O yüzden de bu tür anarşik eylemleri yararlı ve düzenleyici buluyorum. İşe yarayacağına da eminim. Viva Anonymous.....